Beykoz, Çubuklu Dalgıç Okulu 1959.


TAZYİKLİ ODALAR, SARNIÇLAR İÇİNDE YÜZEN BALIK ADAMLAR VE 4 METRE KAREDE DUMLUPINAR DENİZALTISI...
Bugün Çubuklu (Beykoz) sahilinde Türk bahriyesinin iftihar ettiği bir dalgıç okulu vardır. Burada er, astsubay ve subaylardan müteşekkil üstün vasıflı bir kadro Amerika'da uzun müddet derin su dalgıçlığı tahsil etmiş ve akabinde birkaç diploma almış deniz albayı Vedat Dora'nın kumandasında dalış eğitimi görmektedirler. Üstte Tazyik odası;
Su altına inmekte olan bir kimse daha birkaç metrede üzerindeki basıncın arttığını, teneffüs etmenin güçlüğünü hisseder. O kadar ki 80 metreye inmiş bir dalgıcın her santimetre karesine 8 kilo, 100-150 metrede ise 10-15 kg. ağırlık biner. Bu müthiş basınç altında kalp yorulacağı gibi teneffüs edilen oksijen ve azot gazları da zehirleyici etkiler icra etmeye başlar. Hele 60 metre aşağıya indirilen her dalgıç yukarı alınışı esnasında belirli mesafelerde dinlendirilmeden ve basınca alıştırılmadan hızla yukarı çekilirse dalgıcın hayatı tehlikeye girebilir. İşte bunlardan derin su sarhoşlukları, kısmi felçler, iç ve dış kanamalar, konuşma-görme- işitme bozukluklarına maruz kalan dalgıçları hemen resimde görülen çelik tazyik odalarına alırlar. Kazazede burada doktor nezaretinde bu hallerden birine maruz kaldığı basınçtan başlayarak normal basınca kadar bir tazyik düşürme ameliyesi ile tedavi edilir... 

Bu salonda namzet dalgıçların eğitim görmeleri için iki dalma havuzu vardır. Bu havuzlar 6 metre yükseklikte, 4 metre kutrundadır. Dışarıdan su altı telefonları ile emir alan dalgıç namzetleri su altında meslekleriyle alakalı akla gelebilecek her şeyi yapmaya alıştırılırlar. Elektrik kaynağı, elektrikle demir kesme, halat bağlama, yara kapatma, beton dökme öğrenirler. Balık adamlar tam teçhizatlı oldukları vakit 30 kilo ağırlık taşırlar. En çok 60 metre derinlikte azami 20 dakika kalırlar. Derin su dalgıçları 120 kiloyu bulan ağırlıkla en çok 120 metreye inebilirler. Burada anca 10 dakika kalabilirler...

Albay Dora, Dumlupınar denizaltısını çıkarmak için bulduğu yeni bir metodu denemektedir. Okulun eğitim salonunda bir havucun içinde model Dumlupınar kazada battığı gibi suyun altına inmekte ve albayın tasarladığı şekle uygun olarak tazyikli hava ile suyun sathına çıkarılmaktadır. Hayat ekibinin önünde yapılan tecrübe şöyle cereyan etti : Su üstünde seyreden Dumlupınar'ın Naboland ile tespit edilen şekilde çarpışması canlandırıldı. Denizaltı yan yattı. Bu devrilme esnasında suyun yüzüne çıkan geminin altındaki ana dalış sarnıçlarının içindeki hava boşalınca yerine hücum eden su denizaltıyı batırdı. Kule kaportasından da içeri giren sular Dumlupınar'ı hemen dibe çökertti. Albay Dora halen 94 metre derinlikte bulunan kazazede Dumlupınar'ı ileride indireceği dalgıçlarla denizaltının hava valflerinin kapaklarını açtırıp oralara tazyikli hava hortumlarını bağlayacak ve akabinde 1200 metreküp tazyikli hava ile bölmeleri dolduran suları attırıp Dumlupınar'ı su içinde kaldırmayı deneyecektir. Bu suretle sapanlanıp askıya alınabilirse Dumlupınar yattığı yerden su yüzüne çıkacaktır...(Fotoğraflar : İnal Tengizman 1959)