Bodrum Kalesi Arkeoloji Müzesi 1964.


BODRUM KALESİ ARKEOLOJİ MÜZESİ = MEMLEKETİMİZE TURİST ÇEKECEK TEŞEBBÜSLER...
Bodrum kalesinin içinde hazırlanan bu müzede eserleriyle gene çok eski çağlara ait su altı ve su üstü arkeolojik buluntular toplanacaktır ve bu vesileyle Egenin güzel kasabası Bodrum bu sayede dünya çapında bir şöhrete erişecektir. 

Bodrum kalesine nakledilecek heykellerden bronz Demeter heykeli (altta). Üstte görülen ise bronz Zenci çocuk heykelidir. Bunlar hep dalgıçların inmesine imkan olmayan derin ve çok derin sulardan çıkarılıyor. Daha değerlileri de inşallah çıkacak... 

Kıyılarımızın değerini takdir eden Pensilvanya üniversitesi arkeoloji bölümü mensupları 1959 yılında Türk hükümetine müracaat ederek araştırma izni aldılar. Bodrum süngercilerinden Kemal Aras'ın yardımıyla gazeteci Peter Throckmorton otuza yakın batığı tespit etmiş, çekilen fotoğraflar ve çıkartılan eserler dünya basınında yer alınca bütün dünyanın dikkati kıyılarımıza çevrilmiştir.
Türk ve ecnebi balık adamlardan teşekkül eden bir heyet dört sene içinde çok kıymetli neticeler elde etti. Bilhassa Finike yakınlarındaki Tunç devrine ait batığın içindekileri su üstüne çıkarıp Bodrum müzesine taşımak dünya basınında bir hadise oldu. Binlerce insan bu 3.300 senelik eserleri görmek için Bodrum'u ziyaret etti. 1963 yılı içinde yalnız deniz yolu ile gelenlerin sayısı 12.000 kişiden fazladır.
Türk hükümeti nüvesi Bodrum kalesinde atılan müze için derhal gerekli tahsisatı vererek bu çalışmaları fiilen desteklemiş, böylece memleketimiz dünyanın bir numaralı su altı müzesine kavuşmuştur. Hiçbir müze bu kadar hızla inkişaf etmemiştir.
Heyet Bodrum yakınlarında bir Bizans batığında yepyeni metotlar tatbik ederek ilmi otoritelerin ayrıca takdirine mazhar olmuştur. Ayrıca her sene Pensilvanya üniversitesi bu ilmi çalışmalar için 300.000 Türk lirasına yakın para sarf etmektedir.
Bütün bu başarılara rağmen senelerden beri sularımızda bir istifham yatmaktaydı. Kıyılarımızdaki su altı araştırmalarının henüz beş yıllık bir mazisi vardı. Halbuki sünger dalgıçları bu yerleri altmış seneden beri adım adım taramakta idi. Elli metreye kadar olan derinlikler artık bakir değildi. Heyet başarılı işler icra etmişti, ama acaba daha derinlerde neler vardı ? Ayrıca sünger avlayan kangava teknelerinin ağlarında derin sulardan çıkan müstesna eserler gözlerimizin önünden gitmiyordu. Bronz Demeter, Zenci çocuk, İlahe İsis ve daha bir çoğu... Nihayetinde Pensilvanya üniversitesi su altı araştırmaları grup başkanı George F. Bass müstesna ve yeteri kadar maddi yardım almaya muvaffak olmuştur...1964