1964 İdil Biret Lincoln Center konseri.


İDİL BİRET "LINCOLN CENTER"DA AMERİKAYI FETHETTİ !
Ayakta alkışlanan genç sanatçımıza parlak angajmanlar teklif ediliyor. Alt fotoğrafta İdil Biret piyanosunun başında çalışırken görülmekte. Üstte ise Lincoln Center, New York konseri sonrası ayakta alkışlanırken...  

"Türk lokumu", "Bir müzik ziyafeti", "Dünün harika çocuğu", "Bugünün müzik devi", Bunlar Amerika'da gazetelerde çıkan müzik tenkitlerinin bazılarının başlıkları... Yazıların esası ise sanatkar İdil Biret'in verdiği konserler...
New York'un sanat merkezi olan Lincoln Center'daki "Filarmonik salonu"  koyu mavi renkli kadifeleri, akustiği ayarlamak için tavana yerleştirilmiş sarı levhaları, parıldayan ışıkları ile bir mücevher kutusunu andırır. O gece salon tıklım tıklım doluydu. Biletler çok daha önceden satılmış olduğu için pek çok kimse yer bulamamıştı. Ünlü orkestra şeflerinden Eric Leinsdorf'un idaresindeki Boston senfoni orkestrası sahnede yerini almıştı. Sırası geldiği zaman İdil Biret göründü. Dinleyicilerin yüzde doksanı bundan evvel genç sanatkarı hiç dinlememişti. Titiz kütle, bu zarif genç kızın Rachmaninoff'un tekniğine dayanan kuvvetli ve çok zor parçasını nasıl çalacağını merakla bekliyordu. Rachmaninoff'un bu çok ateşli konçertosunu vücudundan umulmayan bir kuvvet, kudret ve teknikle çalan İdil Biret dinleyicileri adeta büyülemişti.
İdil Biret, gök gürültüsünü andıran finale gelip son notadan parmaklarını kaldırdığı zaman salon bir an sessizliğe büründü, sonra bir alkış tufanı başladı. "Bravo", "Harika", "Müthiş", "Şaheser" sesleri duyulmaya başladı. Dinleyicilerin büyük bir kısmı heyecanla sahnenin önüne koşmuş, İdil'i orada alkışlıyordu.
İdil Biret Amerika'daki ilk konserini Amerika için pek elim bir gün olan 22 kasım günü Boston'da vermişti. Konserin ortasında Boston senfoni orkestrasının başkanı Henry B. Cabot sahneye çıkarak müziği durdurmuş ve Başkan Kennedy'nin bir katilin kurşununa kurban gittiğini bildirmişti. Bütün halk dona kalmış bir an konsere devam edip etmeme hususunda tereddüt edilmiş fakat Cabot, müziğin en büyük teselli unsuru olduğunu söyleyerek konsere devam edilmesini istemişti.
İdil Biret, Avrupa'nın büyük şehirlerinde elde ettiği başarılardan ve Amerika'daki başarısından sonra dünya çapında sanatkarlar arasına girmiştir.
İdil Biret'in sanat hayatı parlak bir istikbal vadediyor. Dünyanın tanınmış sanat ajanslarından bir şirketin genç sanatçının Amerika ajanlığına talip olması, layık olduğu değerin takdirinin bir delilidir.
Kendisi ile ne kadar iftihar etsek az. Gönüllere ve kalbe hitap eden bu şirin genç kız, en güzel şekilde bir iyi niyet elçiliği yapmakta... (New York muhabiri Sara Korle