Nesrin Sipahi 1972.


ÇOK GEZEN ÇOK BULUR...
Türk müziğinin ünlü seslerinden Nesrin Sipahi, konser vermek için gittiği her yabancı ülkeden elinde bir antika ile döner. En büyük merakı budur onun. Koleksiyonundaki eşyaların tozunu hep kendi eliyle alır...
Nesrin Sipahi'de ünlülerin çoğu gibi boş zamanlarının azlığından yakınıyor. Gazinodaki programı bittikten sonra eve gelmesi gece ikiyi buluyor. Saat üçe doğru eşi ile yemek yiyor, yatıyor ve yeni güne ancak öğleden sonra başlayabiliyor. Zamanı çok az olan Nesrin Sipahi antika eşya merakını da bu yüzden istediği gibi tatmin edemiyor.
- Fırsat buldukça dükkan dükkan dolaşıp antika eşya satın alırım. Çılgınlık derecesinde bir tutkumdur bu benim...
Diyen Nesrin Sipahi'nin yinede şansı var. Sık sık seyahatlere çıktığı için yabancı ülkelerde gördüğü orijinal eski ve kıymetli eşyaları satın alabiliyor. Bunlara gelecek olursak : Küçük vazolar, minik bir yazı takımı, bir çaydanlık, kahve fincanları türünden gibi daha ziyade porselen eşyalar.
İstanbul'da Sipahi'nin antika satın aldığı dükkanlar çoğunlukla Kapalıçarşı bölgesinde yer almakta. Ama o oralarda köşe bucak dolaşır...
- Benim Üsküdar'da alışveriş ettiğim bir dükkan vardır, diyor Sipahi. Boş vakit buldum mu oraya koşarım. Bu eşyalar arasında ben adeta dinleniyorum. Minicik güzel bir küllük, yada eski bir tabloyu seyretmek bana sonsuz saadet veriyor. Hele birde bunlara sahip olunca dünyalar benim oluyor. Evdeki boş zamanlarımda bu eşyaları yakıştığı yerlere oturtmak, tozlarını almak ve yerlerini değiştirmek en büyük zevkim...1972