Ayvalık, Balıkesir 2004



Bu çocuk bayağı büyümüştür, şimdi böyle poz vermez :)




Sensizim seni seviyorum :)












RİVAYETLERDE ŞEYTAN SOFRASI MEKANI
Ayvalık civarında Rumların yaşadığı ve Osmanlı imparatorluğunun hüküm sürdüğü dönemde bu tepede Panolepe adında (şeytan lakaplı) kendini halktan soyutlamış ve mistik bir yaşam süren birisi yaşamaktaymış. Ayvalık ve civarında bir dönem kıtlık başladığında din adamları Panolepe'yi suçlamış ve halkı galeyana getirerek onu linç ettirmeye çalışmışlardır. Başına geleceklerden bir çoban vasıtasıyla haberdar olan Panolepe, çözümü bu mekanda kuş sütünün eksik olmadığı bir sofra hazırlamakta bulmuş. Kendisini linç etmeye gelen halk sofranın cazibesine kapıldığı için Panolepe'ciği linç etmeyi unutuvermişler. O da mekandan kaçarak izini kaybettirmiştir. Bu vesileyle mekanın adı şeytan sofrası olarak anılmaktadır... 


Şeytanın ayak izi; herkes şeytan iken ve şeytanı içinde taşır iken neden bir de para atıp dilek dilendiğini keşke bir çözebilsem. Rivayetlere göre ayak izinin hikayesi ise şu şekilde :

Edremit körfezine tam hakim dağların adı kaz dağları - ida dağlarıdır. Yunan mitolojisine konu olan dağlardır. Gerek tek tanrılı gerekse pagan dinlerinin tek ortak özelliği şeytanın cennetten kovulması üzerinedir. Yunan mitolojisinde Tanrıların kralı Zeus tarafından bu görev ay ışığı tanrıçası Selene'ye verilir. Selene tarafından cennetten kovulan şeytanın bir adımını buraya diğer adımını Midilli adasına atarak mekandan kaçtığı rivayet edilmektedir...











Ayvalıktan Sarımsaklı istikametine giderken bir manzara...