1959 Zenci Orfeo, Marcel Camus.


YABANCI FİLMLER OSCAR'INI KAZANAN ESER = ZENCİ ORFEO
"Zenci Orfeo" muhabirimiz Faruk Arık'ın Viyana film festivalinde derece alan filmler arasında bize gönderdiği ikinci eserdir. 1959 Cannes film festivalinde altın madalya, Amerika'da da yabancı filmler oscar'ını kazanan rejisör Marcel Camus'un filmini okuyucularımıza sunuyoruz.

Orfeo, Rio de Janeiro'da vatmanlık yapan genç bir gençtir. Bir karnaval arifesinde tramvayında Eurydike isimli bir köylü kızıyla tanışır. Eurydike köyünden kaçarak şehre yeğeninin yanına gelmiştir. İki genç kısa zamanda birbirlerini severler. Orfeo'nun Mira adlı bir nişanlısı vardır. Bu macerayı öğrenen Mira, Eurydike'ı bir gün feci şekilde döver. Bayram eğlenceleri arasında bu kıskançlık sahnesi filmin çehresini bir anda değiştirir. Eurydike'ı evvelden beri takip eden esrarengiz bir şahıs bu durumdan faydalanarak onu eline geçirmek ister ama kız son bir gayretle tramvay deposuna kaçar. Orfeo'dan yardım ister. Depoda sevgilisini düşmanının elinden kurtarmak amacıyla bütün tellere elektrik veren Orfeo, O telaş içinde sevgilisini bulamaz. Halbuki genç kız tuttuğu tel sebebiyle ölmüştür... Orfeo acı gerçeği çok geç anlar. Falcılara gider, sevgilisinin ruhu ile konuşur. Sonra depoda kızın cesedini bularak kollarının arasına alır, kararsızca ilerlemeye başlar. Bu sırada manzarayı gören Mira, kıskançlıkla Orfeo'nun başına bir taş atar, zavallı zenci sevdiği kızın cesedi ile birlikte bir tepeden aşağı yuvarlanarak ölür...
Eurydike'ı tanımadan önce Orfeo ile Mira'nın araları çok iyiydi. Sık sık buluşurlar, Orfeo nişanlısına hediyeler verir baş başa tatlı saatler geçirirlerdi. Aslında erkekler onun için ruhsuz birer adale kitlesinden ibaretti. Zaten Orfeo'da idealindeki kızın Mira olmadığını sonradan fark etmişti...

Rio de Janeiro karnavalı günlerce önceden hazırlanır. Saf taşra kızı Eurydike şehre geldiği zaman karnavalın arife günü idi. Bu belini kıra kıra yürüyen artist tavırlı kızı daha ilk görüşte Mira'nın gözü hiç tutmamıştı...
Nitekim karnaval eğlenceleri başlayınca taşradan gelen kızın etrafındakileri iyice coşturacak kadar usta bir dansöz ve Mira'yı silik bırakacak kadar cazip olduğu erkeklerin bakışlarından apaçık ortaya çıktı. 

Orfeo, büyük bir hiddet içinde nişanlısı Mira'yı yakalayıp bıçağını çeker ve ona bir müddet evvel dans eden Eurydike'ın nerede olduğunu sorar. Şeytan ruhlu kız susar, bir şey söylememekte ısrar eder. Halbuki danstan sonra rakibesi Eurydike'ı bir köşeye götürüp elbiselerini parçalamış, onu öldüresiye dövmüştür. Bundan sonra Mira geri dönünce hiçbir şey olmamış gibi hareket eder. Diğer taraftan Eurydike yediği dayağın etkisiyle kıvranmaktadır. Genç Orfeo bunu öğrenince nişanlısını harap edecektir...