BEYAZ PERDENİN BASİT ADAMI RICHARD WIDMARK



BEYAZ PERDENİN BASİT ADAMI RICHARD WIDMARK
BİR AŞK SAHNESİNDE : Richard Widmark polisiye filmlerde olduğu kadar aşk sahnelerinde de başarı sağlıyor. Tanınmış aktör son zamanlarda komedi filmlerinde de rol almaya başladı. Fakat doğrusunu isterseniz Richard Widmark daha ziyade karakter rollerine yakışıyor. Üstteki resimde tanınmış aktör Richard Widmark'ı filmlerinden birindeki ateşli aşk sahnelerinden birinde görüyorsunuz.
On sene Hollywood'da iş aradıktan sonra nihayet şöhrete ulaşan aktör, sakin tavırlarıyla bir ilim adamını andırıyor.

Orta boyu, yarım dökülmüş düz sarı sarı saçları, çukura kaçmış yeşil gözleri, ağırbaşlı tavırlarıyla Richard Widmark. Hollywood'un meşhur aktör ölçülerine hiç uymayan bir insan... Onu sokakta gören herhangi bir kimse başını çevirip de onun yüzüne bakmak zahmetine katlanmaz bile... Fakat buna rağmen Richard Widmark bugün beyaz perdenin en çok sevilen ve beğenilen aktörlerinden biridir. Genç adam 1947'den beri durmadan film çeviriyor.
Fakat Robert TaylorTyrone PowerClark Cable, Charles Boyer gibi meşhur yakışıklı aktörler arasından sivrilip şöhret yapmak hiçte kolay olmadı... 10 seneden fazla Hollywood şirketlerinin kapılarını aşındırdı, kapıcılıktan figüranlığa kadar her türlü işte çalıştı. Nihayet bir gün kadar onunda yüzüne güldü. "Kiss of death" (Ölüm busesi) filminde manyak bir katili canlandıran Widmark, o günden sonra çeşitli polis ve macera filmlerinde baş rolü oynayarak kendine isim yaptı.
Beyaz perdenin basit adamı 1914'de Minnesota eyaletinin küçük bir kasabası olan Sunrise'da dünyaya gelmiş.Orta okuldayken futbola merak sarmıştı. Hatta son sınıfta okulun futbol takımına kaptan seçilmişti.
Richard, maceralı hayatı seviyordu. Bir arkadaşıyla beraber bisikletle Avrupa gezisine çıktı. Fransa ve Almanyayı baştan başa bisikletle dolaştı. Amerika'ya döndükten sonrada bir okulda diksiyon öğretmenliği yapmaya başladı. Fakat Richard öğretmenlik yapmayı pek sevmiyordu. Sahne ona kürsüden daha cazip gelmeye başlamıştı. Önceleri radyo piyeslerinde ufak tefek rollere çıktı. Gerçekten aktörlük pek hoşuna gidiyordu.
Widmark'ın "Ölüm busesi" filmindeki manyak katili canlandırması bahis konusu olduğu zaman rejisör kahkahalarla güldü. Ağır başlı, kültürlü bir adamın manyak bir katil rolüne çıkması olacak iş değildi... Fakat ilk tecrübe filmi çekildiği zaman rejisörde Widmark'ın bu rol için biçilmiş kaftan olduğuna inandı.
Meşhur aktör bugün büyük bir şöhrete sahip olmakla beraber "basit adam" hüviyetini hiç değiştirmedi. 1942'de evlendiği karısı ve iki çocuğuyla beraber Hollywood'un her türlü dedikodu ve entrikasından uzak, sakin bir hayat sürüyor. Film çevirmek dışında en büyük merakı bahçede çalışmak. Geceleri de kitap okuyarak vakit geçiriyor.
Her gece ikilere üçlere kadar kitap okuyan aktör buna mukabil sabahları on birden aşağı yataktan kalkamıyor. Tabii çalıştığı zamanlar hariç. Çalışırken sabahları erkenden kalkıp stüdyoya gider. Yorgunluk nedir bilmez. Rollerini gayet çabuk ezberler.
Tanınmış aktör giyim konusunda pek titiz değildir. Daha ziyade spor kıyafetleri tercih eder...1962