Postacı Kapıyı İki Kere Çalar


SANAT MI AHLAKSIZLIK MI ?
Yeniden çekilen "Postacı kapıyı iki kere çalar" ancak uygunsuz filmlerde rastlanabilecek sahnelerle dolu. Bu yüzden dedikodular Hollywood'da sürüp gidiyor...
"Guguk kuşu" filminin yıldızı Jack Nicholson ve "King kong" filminin oyuncusu Jessica Lange, "Postacı kapıyı iki kere çalar"da baş rolleri paylaşıyorlar.

Sinemayla en azından seyirci olarak ilgilenenlerin unutamayacakları filmlerden biride 1948 yılında Lana Turner ve John Garfield'in baş rollerini paylaştığı "Postacı kapıyı iki kere çalar"dır. James Cain'in kısa hikayelerinden beyaz perdeye aktarılan bu filmin ikinci kez sinemaya uygulanış şekli ilkinden bir hayli farklı oldu...
Oscarlı "Guguk kuşu" filminin başarılı aktörü Jack Nicholson'la King kong'un sempatik Lana'sı Jessica Lange, bu kez öylesine cüretkar sahnelerle rol alıyorlardı ki eleştirmenler günümüze dek porno filmlerinin haricinde (ki bunlara "Siyah film"de denilmekte) yalnızca Marlon Brando ve Maria Schneider'ın rol aldıkları "Paris'te son tango"nun bu kadar cüretli sahnelerle dolu olduğunu ısrarla belirtiyorlardı.
Yönetmen Bob Rafelson ve oyuncular çekime başlamadan önce 1946 yapımı ilk filmi uzun uzadıya seyretmişler ve neticede konuya sadık kalarak istedikleri gibi çalışmaya karar vermişlerdi... Sonuçta ortaya senaryonun yazarını bile hayretlere düşürecek bir "eser" çıktı. "Postacı kapıyı iki kere çalar"ın ikinci versiyonu tam anlamıyla bir pornoya dönüşmüştü. Yapımcı Bob Rafelson bu konuda hayli ilginç şeyler söylemekte : "Ben sanatçı arkadaşlarıma kitabı okumalarını ve eski MGM yapımı filmi görmelerini söyledim. Bu aşamada arzu ettiğimiz tek şey önceki ile fazla ilişkili olmamasıydı. Aralarında mutlaka bir fark bulmalıydı seyirci..."
Filmde Nicholson depresyon kurbanı Frank'ı oynamakta. Cora, Frank'ın bir gözü dışarıdaki eşi. Bu kadını Jessica Lange beklenenin üzerinde bir başarıyla canlandırdı. Çift çok başarılı oldu. Sevgililer hemen her yerde filmin başından sonuna dek durmaksızın sevişiyorlar. Bu sahnelerin çekimi Hollywood'da bir hayli dedikoduya yol açtı.
Özellikle sevişme sahnelerinin çekiminde setteki oyuncu ve kameramandan başka herkesin dışarı çıkarılması söylentilerin bir hayli alevlenmesine neden oldu. Yapımcının bunu oyuncularının dikkatinin dağılmamasını sağlayabilmek için yaptığını açıklamasına rağmen eleştirmenler hareketi bir hayli anlamlı bulduklarını da gizlemiyorlar tabii. İlk filmi gören yaşlı okurlarımızın ikinci çekim için ne diyeceklerini bilemeyiz doğal olarak. Ancak şurası gerçek ki, Hollywood'da çekimi henüz biten ancak türü anlaşılamayan bir film daha yapıldı... Neticenin gerçek bir sanat olayı mı, yoksa ahlaksızlık mı olduğuna seyircinin karar vereceği bir film ?...1981