Bostancıbaşı Köprüsü (Cisr-i Derbend)



Bugün Bostancı semtinin bulunduğu mahal eskiden İstanbul'un doğu ucuydu ve Anadolu'ya çıkan ve Bağdat'a dek ulaşan yolun başlangıç noktasıydı. Kente girişleri kontrol etmek amacıyla burada bir Bostancı derbendi ve orduların, hacı kafilelerinin, Anadolu'ya çıkan kervanların toplanma ve mola verme yeri olduğu için bir namazgah ve çeşme bulunuyordu bir de hemen oradan denize akan derenin üzerinde mimari değere sahip üç gözlü bir köprü vardı.
Bostancıbaşı köprüsü Bostancı deresinin üzerine 1523'de yapıldı. Derbentten dolayı uzun bir süre Cisr-i Derbend adını taşıdı. 1709'da bir taşkın ve fırtına sebebiyle yıkılınca sonradan sadrazamlığa yükselmiş Bostancı Hacı Ali Ağa tarafından yeniden yaptırıldı. Köprünün ortasında bir kitabe köşkü bulunmakla birlikte kitabe yerinde değildir. Ayvansarayi Mecmua-i Tevarih'te köprünün İhsan Ağa hayratı olduğunu ve Hayr-ı İhsan terkibinin gösterdiği 1523'de yapıldığını belirtir. Böylece köprünün mimarının mimar Sinan olduğu rivayeti ve 16. yüzyılın sonlarına doğru devrin Bostancıbaşı'larından Ferhat Ağa tarafından yapıldığı yolundaki iddia mesnetsiz kalmaktadır.
Köprü anıt niteliğindeki köprülerin ve bu mimarinin İstanbul'daki tek örneğidir. Bütünüyle kesme taştan inşa edilmiştir köprünün ortası daha yüksektir kitabe köşkü derenin kaynak tarafına bakan yüzünde yer almaktadır her iki uçtaki ikişerden dört köprü babasının başı kavuğu andıran topuz biçimindedir 37.50 metre uzunluğundaki köprünün korkulukları 0.50 metre yüksekliğindedir orta gözün her iki yanında nehir taşkınlarına karşı selyaran mahmuzları bulunmaktadır.
Günümüzde trafiğin iyice yoğunlaşmasıyla köprünün önce babaları sırasıyla kitabe köşkü ve üstündeki korkuluklar yıkılmıştır.1987'de yeni dükkanlara yer açmak için köprünün iki gözü doldurulmuş eser tanınmaz hale gelmiştir...1992